Günlük 150 ton üretim kapasitesiyle, kaliteli ve hijyenik sütleri peynire dönüştüren Seçkin Peynircilik üretici ve tüketici arasında sağlam bir köprü kurarak Türk ekonomisine büyük katkı sağlıyor.

Seçkin Peynircilik’in kuruluş öyküsünü ve faaliyetlerini dinlemek için bir araya geldiğimiz Seçkin Peynircilik Gıda Mühendisi Özgür Ayvacıoğlu, “Seçkin Peynircilik bugün, Tekirdağ Hayrabolu ilçesinde kurulan Organize Sanayi bölgesinde toplam 20 bin metrekarelik alan üzerine 10 bin metrekare kapalı alan içindeki modern tesisinde üretim yapmaktadır. Ürün çeşitliliğimizi her gün artırmakla birlikte toplam 11 çeşit peyniri tüketicinin beğenisine sunarken, doğal ve kaliteli hizmet anlayışını benimsiyoruz.” diyor.
 
Seçkin Peynircilik kaç yıldır faaliyet gösteriyor? Kuruluş öyküsünü sizden dinleyebilir miyiz?
 
Seçkin Peynircilik, Muzaffer Erdoğru markası ile 50’li yılların başlarında, 250 m2’lik kapalı alanda klasik beyaz peynir yaparak üretimine başlamıştır. 2006 yılında ise, Seçkin ana markasıyla kendini modernize ederek Tekirdağ Hayrabolu ilçesinde kurulan Organize Sanayi bölgesinde toplam 20 bin metrekarelik alan üzerine 10 bin metrekare kapalı alan içindeki modern tesisine kavuşmuştur. Günlük 150 ton üretim kapasitesine sahip olup, günde 90 ton süt işlemektedir. Bugün itibari ile Muzaffer Erdoğru, Seçkin ve Traksel markalarıyla kalitede kendi içinde yarışmaktadır.
Seçkin Peynircilik, misyon edindiği doğal ve kaliteli ürün anlayışı gereği üreticiden aldığı kaliteli ve hijyenik sütleri kendi laboratuvarlarında gerekli testleri yaptıktan sonra üretimine alarak peynire dönüştürmektedir. Bu sayede üretici ile tüketici arasında sağlam bir köprü olup, Türk ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır.
 
ÜRÜN ÇEŞİTLERİMİZİ HER GEÇEN GÜN ARTIRIYORUZ
 
Ürün çeşitleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
 
Tesisimiz Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından kontrol edilmektedir. Ayrıca bütün ürünlerimiz Helal Ürün Sertifikası’na sahiptir.  Ürün çeşitliliğimizi her geçen gün artırmakla birlikte; klasik beyaz peynir, kültür beyaz peynir, taze kaşar peyniri, dil peyniri, çeçil peyniri, örgü peyniri, koyun eski kaşar peyniri, inek eski kaşar peyniri, yörük peyniri, tereyağı, ve krema olmak üzere ile 11 çeşit ürünü tüketicinin beğenisine sunmaktayız.
Ürünlerinizin üretim aşamaları hakkında bilgi alabilir miyiz?
Peynirin yapım aşamaları çeşidine göre farklılık gösterse de genel anlamda şu şekilde sıralanabilir:
Çiğ süt kabulü: Belirli kriterler dâhilinde uygun süt üretime alınırken uygun olmayan sütler geri çevrilir.
Sütün pastörize edilmesi: Sıcaklık ve süre orantısı ile süt pastörize edilir böylelikle istenmeyen mikroorganizmalar öldürülürken peynir yapımı için gerekli olan faydalı mikroorganizmaların ortamda kalması sağlanır.
Sütün mayalanması: Mayalama sıcaklığına getirilen süt, peynir mayası ile mayalanır. Yaklaşık bir buçuk saat sonunda teleme-kırma dediğimiz işlem, özel aparat yardımı ile yapılır ve peynir suyu telemeden ayrılır.
Peynir suyunun uzaklaştırılması
Baskılama, presleme: Sütün şekillenmesi ve telemenin kaynaşıp bir kitle oluşturması sağlanır. Bu aşamada ayrıca kendiliğinden ayrılmayan fazla suyun da uzaklaşması sağlanır.
Porsiyonlama, şekil verme, kalıplama işlemleri
Salamura verme, tuzlama
Paketleme
Olgunlaştırma: Peynir, +4°C sıcaklıkta çeşidine göre farklı sürelerde bekletilir. Bu süre sonunda peynir tüketime hazırdır.
 
PEYNİR SEÇİMİNDE KOKU VE GÖRÜNTÜYE DİKKAT EDİLMELİ
 
Sizce günümüzde tüketiciler peynir seçerken neler dikkat etmeli?
 
Tüketiciler peynir alırken dış görünüşü mat olmayan, keserek bakıldığında ufalanmayan peynirleri tercih etmelidir. Peynirin iç kısmına bakıldığında toplu iğne başı büyüklüğünde çok sayıda delik olmaması gerekir. Çünkü bu peynirin kirli sütten yapıldığını gösterir. Peynirin içinde büyük parlak gözlerin olması normaldir fakat sayısının fazla olmaması gerekir. Taze tüketilen peynirlerde kesinlikle hiç delik olmamalıdır. Kokusuna bakıldığında hoş olmayan kötü koku olmaması gerekir.
 
TÜRK HALKI PEYNİRİ SEVEREK TÜKETİYOR
 
Sizce Türkiye’de kişi başına düşen peynir tüketimi yeterli miktarda mı? Ailelerde peynir tüketme bilinci yeteri kadar mevcut mu?
 
Türkiye’de kişi başına peynir tüketimi geçmişe göre son yıllarda artış göstermiştir ancak bu duruma rağmen Avrupa ortalamasının altındadır. Rakamlarla anlatacak olursa peynir tüketimi Avrupa ortalamasında yılda 17 kg iken, bu rakam ülkemizde yaklaşık yılda yaklaşık 15 kg olarak tespit edilmiştir. Ancak bu tüketim miktarının önümüzdeki yıllarda artacağını ön görebiliriz.
Türk halkı peyniri severek tüketmekle birlikte sağlıklı beslenme açısından önemini bilmektedir. Çocukların gelişim döneminin yanı sıra her yaşta insanın ihtiyacı olan zengin besin öğelerini içeren peynir tüketimini, kahvaltı dışında diğer öğünlerde de teşvik etmek gereklidir. 
 

Arkadaşına Gönder

x